Kategoriler

Denemeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Denemeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Amerika'da Doktora Hayallerimiz


           Lisans öğrencisi olarak kimimiz çeşit çeşit kariyer planları yaptık, yüksek lisanlar, doktoralar ya da iş hayatı hayal edip stajlar yaptık, kimimiz bu hayalleri erteleyip başka işlerin peşinden koştuk. Her halükarda mezun olduktan sonra ne yapacağımız konusunda düşündük durduk. Önceden plan yapıp hazırlanmayanlar için bu yol daha zorlu oldu, olmaya devam edecek. Bu yazının lisans öğrencilerine rehberlik etmesini, önlerindeki seçenekleri görmeleri ve fikirlerini netleştirmelerinde yardımcı olmasını temenni ediyorum. İngiltere’de yaşamış ve üniversitelerin burs imkanlarının uluslararası öğrencilere açılmadığını tecrübe edip Amerika yollarını tutmuş bir öğrencinin tecrübelerini paylaşacağım.

A Rihla to Jordan


Living in an Arabic country has been my dream since I was a child, and this is just the opportunity that I was granted after graduating from Boğaziçi University. This had been such an important goal, that even after years of waiting to get married, I postponed my wedding and went to Jordan to strengthen my knowledge of Arabic last summer. This experience was quite valuable not only in terms of improving my Arabic language skills, but also in allowing me to learn about a new way of life and culture. This was especially significant because I believe that language learners should experience language in its native environment. So, with this intention, I, along with my fellow classmates set off for the adventure of a lifetime in Jordan.

Boğaziçi'nin Kütüphanesinde Neler Yapılır?🙄

20 Maddede Boun Library Maceralarımız (Aptullah Kuran Kütüphanesi)

“Kütüphanede ne mi yapılır, bu nasıl bir başlık ders çalışmaktan başka bir işe yarar mı” dediğinizi duyar gibiyim. Ancak bir Boun öğrencisi için Abdullah Kuran Kütüphanesi çok amaçlı bir mekâna dönüşmüştür bile. Hadi hep beraber listemize bir göz atalım: Aşağıdaki linkten orjinalini okuyabilirsiniz. 

https://kervandergi.wordpress.com/2019/04/14/kutuphanede-neler-yapilir-20-maddede-boun-library-maceralarimiz/

Magha Urduniyye


Çocukluğumdan beri hayalim olan bir Arap ülkesine gitmek lisansın sonunda nasip olmuştu. Yıllar süren bekleyiş sonunda düğünümü erteleyip Ürdün’e gitmiştim. Bu tecrübe Edep sınıfı olarak hem Arapçamızı geliştirmek hem de o kültürün tüm dokularını görmek ve hissetmek adına oldukça önemliydi. Nitekim, bir dili kendi kültüründe teneffüs etmek gibisi yoktu. İşte Ürdün maceramız birdenbire başlayıvermişti.

Fersah Fersah Londra


Bismillahirrahmanirrahim


Besmeleyle başlanan her işte hayır olduğu gibi gezide de elbette hayır vardır.De ki: "Yeryüzünü dolaşın ve Allah'ın (insanı) nasıl (harikulade bir şekilde) yoktan var ettiğini görün! Allah işte bu şekilde ikinci hayatınızı da var edecektir; çünkü Allah her şeye kâdirdir!"(Ankebut 20). Eğer bu ayeti daha önce okuduysanız şimdi bir daha düşünün. Seyahat etmeyi Allah’ın kelamı olarak okumaya başladığınızda anlamı daha da zenginleşir. Yaptığımız seyahat turistik olmakla beraber manevi bir anlam da kazanır. Ben de bu minvalde Londra’yı gezmeye karar verdim. Tabi bu geziler elbette uzun bir serüvenin başlangıcı olacaktı. Eşimle beraber Londra’da yaşadığımız için bulunduğumuz şehri bilmek, tanımak istiyorduk. Bunun için bir plan yaparak gezmeye başladık. Ayrıca gezerek edindiğim tecrübelerden başkalarının da yararlanmasını umduğum için yaptıklarımı blogumda yazmaya da karar verdim ve kaleme aldım. Bu yolculuk aslında içinde bulunduğumuzkültürü daha yakından tanımak, insanların yaşama biçimlerini öğrenmek, hayata bakış açılarını daha iyi anlamak ve tarihlerini mimarileriyle iç içe geçmiş bir biçimde tanımak içindi.

Hediyeleşmek Sünnettir


Sevgiyi,muhabbeti artıran güzelliklerden biri de hediyeleşmektir. Rasulullah(sav)in de buyurduğu gibi hediyeleşmek sevgiyi pekiştirir, husumeti kaldırır: "Hediyeleşin, çünkü hediye, dostluğu artırır, kini, düşmanlığı giderir."[Taberani, Ebu Nuaym]. Biz de bu hadisin menhecince hediyeleşmenin Edep ailesini birbirine daha da yakınlaştıracağını düşünerek bir hediyeleşme etkinliği yapmayı planladık. Bu etkinliği arkadaşlarımızla paylaştığımızda ise ciddi bir destek ve rağbet gördük.

Nafibaba Camialtı

  Kim bilir nice sahnelere şahit oldu Boğaziçimizin kuzey ve güney yakasını onyıllardır birbirine bağlayan, on dakikalık molalarda ve her daim Müslüman gençliği buluşturan camimizin ve hemen dibindeki Copy'nin altındaki yurt yemekhanesinin bitişiğindeki güzîde konferans salonu. Maneviyatlı, uhreviyatlı - hemen başındaki Atatürk portresi meleklerin girmesini her ne kadar engellese de- nadide mekan. Şimdilerde kanalizasyon borularından dolayı kötü kokmasına bakmayın siz. Bir dili olsa o dört duvarın bülbül gibi şakır, neler neler anlatır Hisarüstü'nin evlatlarına.

Bizim de Bir Mescidimiz Olsundu - Olmuştu

Boğaziçi'nin Kuzey ve Güney yakasını hatta Hisar ve Uçaksavar yakasını birbirine bağlayan Nafi Baba Cami yıllardır Boğaziçili'nin hep yanında olmuş, hem namaz vakitlerinde hem namaz vakitleri dışında onu ağırlamıştır. Sabah erken ve gece geç vakitler dışında hep kucak açmıştır. Ancak bütün ihtiyaçlara karşılık verebilmiş midir?

Ehlen ve Sehlen Ya Şehri Ramazan

Ramazan daima güzeldir, İstanbul’da ise başka güzeldir. Söylendiği gibi gerçekten de bereketiyle gelir. Bereket öğrenci evlerine de uğrar, dolan yalnızca buzdolapları değil, misafir salonları, geniş sofralar ve müminlerin sevinçli kalpleridir.

Amfide Müslüman Olmak

Boğaziçi dedik düştük yollara, bir de nasibimizi buralarda aradık. “Birkaç Allah kelamı da oralarda söyleyebilir miyiz?”di derdimiz, neler yaşayacağımızı bilmeden. Hayatı boyunca ailesiyle yaşamış, ilk kez memleketi dışına çıkacaklar için cesur bir deneyimdi aslında. Müslümanların çok az olduğu, İslam’ın gündeme pek girmediği liselerden buralara geldiğimizde, “Boğaziçi liberal ama Müslümanlar yine azdır, başörtülüsün diye kapıdan almazlarsa okulu bırakıp gidersin, okula girersen de diyeceğini dersin; hadi bakalım.” ile üniversiteye ilk adımımızı atıyoruz; heyecanla, tereddütlü umutlar ve acabalarla… Sonra müthiş bir Müslüman atmosferiyle karşılaşmak… Bunlar birer başlangıçtır. Müslümanlar sanılandan daha güçlü, daha çok sesleri çıkıyor bu üniversitede, bu nokta sevindirici. Peki nerelerde sesleri çıkıyor, hangi noktalarda konuşuyor Müslüman gençler? Kayıtlarda stant açıyorlar, kermes yapıyorlar, konferans düzenliyorlar; eyvallah. Peki ya sınıflarda, öğretmenlerin karşısında birkaç kelam ediyorlar mı, yeri geldiğinde hakkını veriyorlar mı, kendi arkadaşlarımızın bile sınıfın atmosferinden etkilenip Müslümanca düşünmekten uzaklaştıkları anda “Hayır bir Müslüman böyle düşünemez, ben böyle düşünmüyorum, sizin inanadığınıza inanmıyorum.” diyorlar mı?

Müslümanın Tatili Olur mu?

Son zamanlarda Müslümanlar arasında yaygınlaşan bir kavram ‘tatil’. Peki nerden geldi bu kavram ya da neden ihtiyaç duyulur tatile? Müslümanın tatili olur mu yahut olursa nasıl olmalıdır? Bir Müslümanın ilk başvuracağı kaynak elbette ki Kuran-ı Kerim ve sünnet olmalıdır. İnşirah suresinde “فإذا فرغت فانصب / Bir işten boş kaldığında hemen başkasına koyul” buyruluyor. Müslümanın daima hayırlı bir işle meşgul olması gerektiğini, onun tatilinin yorulduğu zaman mola verip başka güzel bir işle devam etmesi anlamına geldiğini görürüz.

Komşuluk Hakkı İçin Elimden Tut

Sokakta yatan çocuklar, hamile bir kadın, çocukları olan bir aile, dilenmeye, az bir ücretle sabahtan akşama çalışmak zorunda bırakılan çocuklar, kadınlar, ailesini barındırmak için aç kalmaya razı olan babalar... Bu manzaralara çok da uzak değiliz. Sokağa çıktığımız andan itibaren her an karşılaşabileceğimiz tezahürler hakikatte. Onlar kendi halkına zulmeden bir diktatörden kaçan Müslüman kardeşlerimiz, Suriyeliler. Nereli olduklarının, hangi dili konuştuklarının, maddi olanaklarının bir farkı yok bizim için. Onlar Rasulullah aleyhisselam ve Ashab-ı Güzin’in Mekke’de kendilerine zulmedenlerden Medine’ye hicret ettikleri gibi Suriye’den Türkiye’ye hicret eden muhacir kardeşlerimiz.